Geçen hafta ‘Turizmde Ürün Problemi 1’ konulu yazımı yazmış ve bu hafta ikinci bölümünü sizlerle paylaşmak istemiştim.

Ama gelgelelim Bodrum’da isale hattı denilen bir gerilim hattı var. Bu hat yine harekete geçti ve yazımın ikinci bölümünü bir sonraya bırakarak bu konuyu yazmak istedim.

*           *           *

Sosyal medya artık sosyolojik bir olgu.

Hatta Davranış Bilimleri dersi sırf sosyal medyanın günlük hayatımıza olan etkisi nedeniyle artık başka türlü yazılıp anlatılıyordur eminim üniversitelerde.

Bu kadar gerekli gereksiz paylaşımlarla yoğun etkileşimimiz nedeniyle diyebilirim ki;

Huyumuz da değişti. Suyumuz da…

Suyumuz deyince; İşte tam burada moda deyimle ‘Bir gülmek alabilir’ hepimizi.

Dün sabah değişime uğrayan (Ya da bozulan) toplumsal davranışlarımıza (alışkanlıklarımıza da denebilir) ben de naçizane katkılarımı eksik etmemek adına telefonum aracılığıyla sosyalleşirken ekranda bir güvenlik kamerasından alınmış görüntü dikkatimi çekti.

Bir araç, fark edilir bir dikkatle yolu yavaşça geçiyor.

Belli ki yolda olağan dışı hareket var. Telefonumla sosyal mesafemi sıfırlıyor ve merakımı iyice gidermeye çalışıyorum; arkadan gelen ikinci araç birden duruyor. Çünkü hemen önünde aniden yolda bir girdap oluşuyor ve devamında bir patlamayla birlikte bizim isale hattı, üstündeki toprak ve asfaltı metrelerce yüksekliğe fırlatıp atıyor ve yol, darma duman oluyor.

Bu anlardan sonra, neredeyse her gün aldığımız bir mesaj düşüyor telefonlarımıza: DSİ Ana İsale Hattında meydana gelen patlak nedeniyle….. vs

Ey Devlet Su İşleri!

Bodrum’lunun ve Bodrum ziyaretçilerinin canı ve malı İKİ BİN (2000) bilmem kaçıncı kez gerçekleşen patlamalar nedeniyle tehlikeye giriyor.

Ve siz, tüm bunlar yaşanırken çözüm için ne yapıyorsunuz Allah Aşkına?

*           *           *

MUSKİ’nin bu patlamalar ve arızalar nedeniyle mesajları o kadar sıradanlaştı ki bizim için; ben mesela isale hattından haber gelmezse o gün uyuyamıyorum.

Maazallah isale hattının başına patlama dışında başka bir hal mi geldi filan diye strese giriyorum.

Bodrum’a giderien aldı da bizi bir gülme diyerek ziyaretçilerimizin yüzünde bir tebessüm daha bırakmak için meşhur isale hattımızla ilgili ekşi sözlük ne diyor diye bir baktım.

 Adından da anlaşılacağı gibi ekşi sözlük, biraz tadını kaçırmış işin. Fakat bakar mısınız tanımlamalara;

‘’Arızasından ötürü bugün sabah 10’dan yarın sabah 10’a kadar su kesintisi yaşatan hat’’

‘’Su yüksek kottan düşük kota doğru ise cazibeli, düşük kottan yüksek kota ise terfili olan hat.’’

‘’İSKİ’nin en favori arıza çıkarma bahanesi’’

A bakın ben şunu tuttum.

En az bizim Ortakent ve Yahşi mahallesi hattı kadar ünlüymüş Kadıköy hattı da;

‘’Özellikle Kadıköy civarına suyu getiren ana isale hattı yalama mı olmuş, meme mi yapmışsa artık nedir ayda bir patlamaktadır.’’

*           *           *

Ne dediğinizi duyar gibiyim.

Evet haklısınız gülüyorum işte ağlanacak halimize.

Bodrum’la bu konuda aynı dertten mustarip başka bir turizm kenti var mıdır çok merak ediyorum.

Kent TV de, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Gürün’ün de katıldığı bir programda Bodrum’u konuşurken kendisine, Cevat Şakir’in Bodrum’a dair söylediği bir sözün Muğla ile değiştirilerek sosyal medyasından bir paylaşım yapıldığını hatırlatmış ve bunun nedenini sormuştum.

O da: ‘’Muğla ve Bodrum hatta Marmaris, Fethiye ve diğer ilçeler olarak Biz biriz… Bunu ifade etmeye çalışıyoruz.’’ demişti.

Paylaşımın içerik olarak samimi olduğunu söyleyerek, şeklen karşı olduğum noktalar bulunduğunu özenle dile getirmeye çalıştığım bu programda, başkan Gürün de aynı özenle bu eleştirinin haklı yanları olduğunu ve bunları mutlaka dikkate alacaklarını söylemişti.

Osman Gürün başkanın yine aynı özen ve ‘’Muğla Bir‘’ hassasiyetiyle, Bodrum’un diğer problemleri yanında özellikle isale hattı patlama sorunlarını çözmek için içtenlikle çalıştığını takip ediyorum.

Bu arada şu önemli ayrıntının da gözden kaçmaması için bir şey söylemeliyim:

‘’Sorunu yaratandan çok haber verenden şikayetçiyiz.’’ gibime geliyor…

Başta eşim olmak üzere, her MUSKİ mesajından sonra ben de bir parça sorumluymuşum gibi-ki bu sorumluluktan kendimi çok da bağımsız hissetmiyorum- bana serzenişte bulunulması nedeniyle, bence artık gerçek sorumlulara karşı bir kamuoyu oluşturma konusunda Büyükşehir Belediyemizin ve Bodrum Belediyesinin daha fazla geç kalmaması gerektiğini düşünüyorum.

Burada meselenin perde arkası konusunda bilgi sahibiyim aslında.

Fakat o isale hattı yapılırken; DSİ tarafından ne yapılmaması gerekiyorsa yapılmıştır. Ve maalesef o şekilde devreye alınması yanlışı bir kenara, artık bu hattın hizmet veremeyecek derecede sorunlu hale geldiği hepimizin malumuyken suçu, bu şartlarda salt hizmet vermeye çalışan MUSKİ’de görmeye ya da göstermeye çalışmak da aynı yanlışlar zincirinin bir halkası haline gelmiş durumdadır.

İşin doğrusu ne mi?

Devlet Su İşleri yanlış bir işe imza atmıştır.

Devletin bu konuda attığı bir adımı dikkatinize sunuyorum.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Türkiye Turizm Stratejik Planında çok doğru bir saptamayla bir hedef koyuyor:

Marka Turizm Kentlerimizin Alt Yapı Sorunları Devlet Tarafından Çözülecektir…

E bizim de Bodrum olarak bakanlıktan (devletten) beklentimiz, bizden daha meşhur hale gelen isale hattı probleminin acilen çözülmesidir.

Hem bir şey daha söyleyim mi?

Bodrum’a gelen ziyaretçiler çiçek tarlaları görmek ister.

Mayın tarlası değil.

 

Malum

Mayın Tarlasında Turizm Olmaz…

 

Eyvallah

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yorum Yazın
*Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan Turizminde Son Nokta sorumlu tutulamaz.
Kategoriler
    Güncel Yazılar