Öncelikle ruhsal, bedensel dengemizi ve huzuru bulacağımız bir dünya için selam olsun.

Bundan sonra inşallah dönem dönem bilgimiz nispetinde, bu köşede umarım ortak aklın kabul edeceği hayata dair paylaşımlar yapmaya çalışacağım. Bugün, tanışalım ve virüs sonrası yenidünya düzeni ve anlayışı hakkında bir giriş yapalım isterim.

1967 yılında İstanbul’da doğan, aslen Mardin Midyatlı bir ailenin bugün turizmci olan bir evladıyım. Ekonomi, iktisat mezunuyum. Bugün itibarı ile 38 yıllıdan bu yana fiilen turizm sektöründeyim. Rahmetli amcamın 1955 yılında Hilton oteli ile başlayan kişisel turizm serüvenine bir yıl sonra, 1956’da babamın da İstanbul’a gelmesi ile Turizm bizim için bir aile mesleği haline geldi.

Kendimi bildim bileli incoming, (dıştan içe turizm faaliyetleri) ve buna bağlı tüm operatif konular ile uğraştım. Başta Ortadoğu, Afrika, Rusya, İspanya, Japonya ve Kore gibi ülkelerden hem sejoure turizmi, hem kültür hem de inanç turizmi konusunda her geçen yıl daha da uzmanlaştım. Açıkçası döneminde yeni pazarlara girme ve gelişme diyebiliriz. Kolay değil sıfırdan alıp bir yapmak. Belki gelecek yazılarda bunlara da detaylı değiniriz. Aru ederseniz karşılıklı soru cevaplarda yapabiliriz.   Daha ilk yazımızda uzatıp kafa ağrıtmayalım.  

Evde kapalı geçen ve ekonomik olarak sıkıntılı olan bu günlerde, hepimizin ruhsal olarak sıkıldığı ve ekonomik olarak da belirsizlik nedeniyle tedirgin olup strese bağladığı kesin.

Yeni yaşam, yeni dünya, yeni beslenme, yeni ticaret, yeni tatil düzeni acaba nasıl olacak? Şimdilik başlıklarını koyalım. İleride tek tek açar, örnekleriz.

Yeni turizm anlayışı ekolojik, doğayı koruyan, ona saygılı, enerji verimliliği olan, müsriflikten uzak, az atık üreten ve atıklarını yeninden doğaya kazandırılacak şekilde dönüştürüldüğü, örneğin solucan gübresi, bioyakıt vs gibi,

Eğiten, öğreten, tedavi eden,  deneyim odaklı, sosyalleştiren, inanç ve vicdan duygusunu geliştiren, gastronomi, tarih, kültür faaliyetleri olan, sade ama kaliteli, sürdürülebilir, değerler olgusunun geliştiği, sürekli geliştirilen terapi ve kür uygulamaları ile olacaktır.

Öyle görünüyor ki; hepimizi evlerimize hapseden ve ölümü savuşturmaya çalıştıran bu pandemi bittikten sonra insanların en çok ilgi duyacağı turizm başlıkları sağlık turizmi olacaktır.

Yaklaşık 500 yıl önce Kanunu Sultan Süleyman’ın söylediği “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözünü yeniden hatırlayan ve hakkını veren bir yeni nesil turizmin önümüzdeki dönemine damgasını vuracak gibi görünüyor.

Standart sağlık turizminin dışında kaplıca turizmi ve sağlıklı yaşam deneyimleri sunan kür tatilleri önümüzdeki dönemin yükselen trendi olacak gibi görünüyor. Şimdiden bunlar için hazırlık yapan turizmciler, bu küresel salgın bittiğinde en şanslı olacak turizm branşları gibi görünüyor.

Gelecek yazılarımızda tüm bunlara ayrı ayrı değinmeye çalışacağım.

Aslan TAN

 

 

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yorum Yazın
*Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan Turizminde Son Nokta sorumlu tutulamaz.
Kategoriler
    Güncel Yazılar