Şahin, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin erkeklerde 75, kadınlarda 81 yaş olduğunu belirterek, “Ortalama yaşam süresi 78 yaştır.

Bazı Avrupa ülkelerinde ortalama yaşam süresi erkeklerde 81, kadınlarda ise 86 yaşa kadar çıkabilmektedir. 2000 yılı öncesi dönemde bu sorunun çözümüne yönelik devlet eliyle yapılan huzurevi yatırımları görülmektedir. 2000 yılı sonrasında özel sektör yatırımları hız kazanmıştır. Markalaşmanın henüz yaygınlaşmadığı sektörün Türkiye’deki gelişimi devam etmektedir”  dedi.

Türkiye’de 1970 sonrası dönemde kırdan kente yaşanan göçün hız kazanmasının geleneksel aile yapısında değişimlere neden olduğunu da açıklayan Özdil, sözlerine şöyle devam etti:

Yaşlılar yalnızlaşıyor

“Kentlerdeki çalışma sistemi, kira, ulaşım, eğitim benzeri ekonomik maliyetler, kadın işgücünün yaygınlaşması, geleneksel geniş aile yapısından çekirdek aile yapısına geçişi hızlandırmıştır. Günümüzde de devam etmekte olan bu sürecin oluşturduğu problemlerden biri yaşlıların yalnızlaşmasıdır.

Yaşlı Nüfus hızla artıyor

Türkiye’de yaşlı nüfusun yıllara göre değişimi incelendiğinde, yaşlı nüfusun artış eğiliminde olduğu görülmektedir. Aynı zamanda toplam nüfus içerisindeki payı da artmaktadır.  Türkiye’de yasal mevzuata göre 55 yaş ve üzeri kişiler yaşlı bakım evlerinde kalabilmektedir.  2019 yılı itibari ile 55 yaş ve üstü nüfusun toplam nüfustaki payı %18,63 olup, 2023 itibari ile bu oranın %20 seviyesine, 2040 yılında ise %28 seviyesine çıkması öngörülmektedir. 2040 yılı itibari ile 55 yaş ve üstü nüfus yaklaşık iki katına çıkacak olup, 13 milyon ilave nüfus bu yaş grubunda yer alacaktır.

Türkiye’deki yaşlı nüfusun (65 yaş ve üstü) toplam nüfusa oranı, TÜİK, 2019
1935 yılından 2019 yılına kadar yaşlı nüfus ve yaşlı nüfus oranları ile 2023, 2030, 2040, 2060 ve 2080 yıllarındaki tahmin edilen yaşlı nüfus ve yaşlı nüfus oranları yer almaktadır.

Yaşlı Nüfus oranı 1935’ten bugüne kadar yaklaşık 2,3 kat arttı

Toplam nüfus içinde yaşlı nüfus oranı 1935’ten günümüze kadar yaklaşık 2,3 kat artmıştır. Maksimum emeklilik yaşı olan 65 yaşa göre bakıldığında ise, Türkiye nüfusunun %9’u 65 yaş ve üstü yaş grubundadır. 2023 yılında bu oran %10, 2040 yılında ise bu oran %16 seviyesinde olacaktır. 2040 yılı itibari ile bu yaş grubu nüfusu iki kattan fazla artacak, yaklaşık 9 milyon ilave kişi bu yaş grubunda yer alacaktır.

Türkiye’nin yaşlı nüfus seviyesi ABD oranını yakalayacak

Hem G20 ülkeleri arasında, hem de dünyadaki en yüksek yaşlı nüfusu oranı %28 ile Japonya’da bulunuyor.  Avrupa ülkeleri arasında %22,7 ile İtalya en yüksek orana sahip iken, İtalya’yı %21 seviyesindeki Yunanistan, Portekiz ve Almanya, %19 seviyesindeki Fransa, %18 seviyesindeki İngiltere, %17 seviyesindeki Kanada ve %16 seviyesindeki ABD takip ediyor. 2019 yılı verilerine göre Türkiye’deki yaşlı nüfus %9 seviyelerinde iken, 2040 yılı nüfus tahminlerine göre Türkiye’nin yaşlı nüfus seviyesinin (%16), bugünkü ABD’nin yaşlı nüfus oranını yakalayacağı öngörülmektedir.

 

Kaynak: OECD, 2018

Bireyler çocuklarının yanında kalmak istiyor

TÜİK tarafından 2016 yılında yapılan Türkiye Aile Yapısı Araştırmasında, bireylerin kendilerine bakamayacak kadar yaşlandıklarında nasıl yaşamayı düşündükleri sorulduğunda;
Bireylerin %37,6’sı yaşlandıklarında çocuklarının yanında kalmayı istediklerini,

  • %29,4’ü evde bakım hizmeti almak istediğini,
  • %11’i ise huzurevine gitmek istediğini belirtmiştir.
  • Bireylerin %21,6’sı ise yaşlandıklarında nasıl yaşayacakları hakkında bir fikirlerinin olmadığını belirtmiştir.

2040 yılında ilave 30.500 kişilik huzurevi kapasitesine ihtiyaç olacak
Türkiye’de mevcutta bulunan yaşlı bakım evlerinin 35.703 kişi kapasitesi bulunmaktadır.  55 yaş ve üzeri nüfusun binde 2,3’ü yaşlı bakım evlerinde kalmaktadır. 2040 yılında öngörülen nüfus artışı dikkate alındığında, o dönemki 55 yaş üstü nüfusun binde 2,3’ünün yaşlı bakım evlerinde kalacağı varsayıldığında, 2040 yılı için minimum 28.759.594 x 0,023= 66.264 toplam kapasite gerekmektedir. Sonuç olarak, 2040 yılında ilave 30.500 kişilik huzurevi kapasitesine ihtiyaç duyulacağı bugünün koşulları itibari ile öngörülmektedir.

Bakımevlerinde konaklama istenmiyor

Türkiye’deki aile yapısı yaşlıların evde bakılması tercihini ortaya koymaktadır. Yaşlılar sosyal olarak yalnızlaşacaklarını düşündükleri için ailelerinden uzakta olan bakım evlerinde konaklamak istememektedir. Gerçekten de insanın evinin rahatlığını ve sıcaklığını başka bir mekanda bulabilmesi dışarıdan bakıldığında zor görünmektedir. Ancak hayat tarzları zaman içerisinde değişime uğrayabildiği gibi, tercihler de değişime uğrayabilir.  Bazı insanlar ise eşini de kaybetmenin verdiği yalnızlıkla kendilerini huzurevlerinde mutlu hissederler. Buradaki sosyal ortam insanlara daha cazip hale gelebilmektedir.

Yaşlı evi projeleri geliştiriliyor

Bu açıdan bakıldığında yaşlıların bakımı için kurulacak merkezlerin, yaşlıların ailelerine ve çocuklarına yakın ve erişilebilir olması ihtiyacı önem kazanmaktadır. Farklı örneklerde, yaşlı bakım evleri, geriatri klinikleri ile fizik tedavi merkezlerinin bir arada düşünüldüğü, termal su bulunan lokasyonlarda yaşlı evi projeleri geliştirildiği bilinmektedir.

Huzurevi algısı “yaşlı bakım köyleri” olarak değişmeli

Konsept olarak, yeşilin içerisinde yer alan, yatay mimari ve yürüyüş yapılmasına imkan veren geniş ve eğimli olmayan düz bir bahçe içerisindeki örnekler başarılı örnekler olarak değerlendirilmektedir. Dünyada bazı ülkelerde farklı kuşakların iletişimi açısından, kreşler ile yaşlı bakım evlerinin entegre edildiği örnekler görülmektedir. Yaşlılar için geliştirilecek projelerde, önemli olan sosyal hayattan kopmadıkları, yalnız kalmadıkları, sosyal bir yaşam yaratma ihtiyacına odaklanmak olmalıdır. Bu sebeple daha sosyal bir yaşam tarzı ortaya koyması sebebi ile zaman içerisinde “huzurevi” algısının “yaşlı bakım köyleri”ne değişmesi beklenmektedir.

Birçok hizmet sağlanıyor

Türkiye’deki bazı örneklerinde restoran, kafe, spor salonu, hobi odaları, yürüyüş parkuru, açık ve kapalı yüzme havuzları, hamam ve sauna, SPA alanları, sebze ve meyve yetiştirmek için kişiye özel hobi bahçeleri, yoğun bakım üniteleri, fizyoterapi imkanları gibi hizmetler sağlanabilmektedir.

Yurtdışında da birçok olanak var

Yurtdışındaki lüks örneklerinde içerisinde açık ve kapalı yüzme havuzları, kütüphane, spor tesisi, golf sahaları, güzellik ve bakım merkezleri, termal su ve kaplıcalar, sauna, dans stüdyosu, tenis kortları ve kulüpleri, gurme restoranlar bulunan yaşlı bakım evlerinin hizmet verdiği bilinmektedir. Bahsedilen örneklerde, kullanıcılar için sağlıklı yaşam programları hazırlanmakta, takibi yapılmakta, beslenme ve fitness için danışmanlık hizmetleri de verilmektedir.

En Çok tercih edilen ikinci seçenek: Evde bakım hizmetleri

Nüfusu gittikçe yaşlanmakta olan gelişmiş ülkeler, bakıma muhtaçlık riski ve sorununa karşı alternatif modeller arayışına girmiş ve yapılan yatırımlar sektörü hızla geliştirmiştir. Evde bakım hizmetlerinin arttırılması da bu konuda gerekli çözümler arasında karşımıza çıkmaktadır. Evde bakım hizmetleri, ülkemizde de en çok tercih edilen ikinci seçenek olarak görünmektedir. Avrupa ülkelerinde nüfusun yaşlanması ile birlikte devlet ve özel sağlık sigortası, bireysel emeklilik modellerinin yeniden kurgulandığı görülmektedir. Örneğin eşine bakmak durumunda olan kişilerin devletten ya da sigortadan bakım parası alması gibi yaklaşımlar görülmektedir.

Diğer bir konu da yaşlı bakımı konusunda eğitimli ve deneyimli personel ihtiyacıdır. Bu konuda üniversitelerde yeni bölümler açılması ileriki dönemde oluşabilecek ihtiyacı karşılamak için önemli konulardan biri olarak görünmektedir.

20 yıl içerisinde yeni çözüm önerilerine ihtiyaç duyulacak

Nüfusun yaşlanması, Türkiye’de bugün için acil bir sorun olarak görünmese de, önümüzdeki 20 yıl içerisinde yeni çözüm önerilerine ihtiyaç duyulacak sosyal bir süreç olarak değerlendirilmelidir. Planlama yapabilmek ve yol haritası belirleyebilmek açısından bu süre içerisinde gerekli tedbirlerin alınması önem kazanmaktadır.

Türkiye’de büyük ölçekli yaşlı bakım köyü projeleri hayata geçirilebilir

Özellikle Avrupa ülkelerinde yaşlı nüfus oranının fazla olması ve bakım ihtiyacının bulunması, Türkiye’nin doğal güzellikleri ve personel maliyetleri konusunda Avrupa’ya nazaran daha uygun olması gibi koşullar değerlendirildiğinde, Türkiye’nin Avrupa’daki yaşlı nüfusun bakımı için de cazip bir ülke konumunda olduğu söylenebilir. Yabancı emeklilik fonlarının yaşlı sağlık köyleri yatırımları konusunda Türkiye’ye ilgisi olduğu bilinmektedir. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de yaşlı bakımı konusunda daha çok üniversite mezunu personel yetiştirilmesi ve konunun uluslararası anlamda hukuki altyapısının oluşturulması ile birlikte, Türkiye’de büyük ölçekli yaşlı bakım köyü projelerinin hayata geçmesi beklenmektedir.

 

EVA Gayrimenkul Değerlendirme Danışmanlık Hakkında: EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık AŞ, gayrimenkul sektörün uzman isimleri tarafından 2008 yılında kuruldu. EVA, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilen Değerleme Şirketlerinden olup ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK)  tarafından finans kurumlarına,  “gayrimenkul, gayrimenkul projesi veya bir gayrimenkule  bağlı hak ve faydaların değerlemesi” hizmet verme yetkisine sahip şirketler arasındadır. Ayrıca uluslararası bir kurum olan RICS (Royal Institution of Chartered Surveyors) tarafından Türkiye’de “Regulated by RICS” olarak ünvanı verilen ilk kuruluştur.

EVA Değerleme’nin kendi alanında 18 adet uluslararası ödülü bulunmaktadır; Finans piyasaları konusunda dünyanın önemli otoritelerinden Euromoney Yayın Kurumunun lider dergisi olan Euromoney Magazine her yıl dünyanın birçok ülkesinde çeşitli kategorilerde en başarılı kurumları bilimsel bir çalışma ile belirlemektedir.  EVA  Değerleme,   2011 senesinde Euromoney tarafından Değerleme Konusunda Türkiye En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması, 2013 senesinde Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde, 2014 senesinde ise “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Araştırma Firması" ödülüne, 2016 ve 2017 senelerinde tekrar Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde layık görülmüştür. Ayrıca uluslararası International Property Awards, EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlığı 2013-2014 senesi ödüllerinde "Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması" ve "Avrupa'nın En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması";  2014-2015, 2015-2016, 2016-2017 ve 2017-2018 senesinde ise arka arkaya tekrar "Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması"  olarak seçmiştir. Tüm bu ödüller yanısıra 2017 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Best Property Appraisal Company, Turkey 2017” seçilmiştir.

EVA Gayrimenkul Değerleme, her türlü gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı hak ve faydaların değerlemesi, makine ve ekipman değerlemesi hizmetleri vermekte, gayrimenkul projelerinde fizibilite, şerefiyelendirme, yer seçimi analizi, çalışmaları yapmakta, en iyi ve en verimli kullanım etütleri hazırlamakta, finansal kurumlar için kredilerde yatırım ilerleme raporları hazırlanması hizmetleri vermektedir. Şirketin ortakları ve Yöneticileri arasında Türkiye’nin ilk  SPK Lisanslı Değerleme Uzmanlarından Cansel Turgut Yazıcı, Özdil Şahin, Özhan Yurtseven ve Zuhal Balsarı bulunmaktadır. Şirketin Türkiye Otel Sektörü Pazar Analizi Raporu, Türkiye Alışveriş Merkezleri Potansiyeli Analizi raporları, İstanbul Markalı Konut Piyasası Araştırma ve Öngörüler Raporu gibi yayınlanmış sektörel araştırma raporları vardır.

Daha Fazla Bilgi İçin: www.evagyd.com

 

 

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yorum Yazın
*Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan Turizminde Son Nokta sorumlu tutulamaz.
Kategoriler
    Güncel Yazılar