Turist dendiğinde aklımıza gelen mantar şapkalı gezginlerin turizm dünyasındaki gerçek yerini tekrar alırken turizm ve kültür yayıncılığının önemli oluğunu; ülkemizin zengin varlıklarının bu yolla gezginlerin hizmetine sunulduğunu önceki yazılarımızda ifade etmiştik. 

Köşemizde, bu ay elimize ulaşan yayınları sizlerle paylaşmayı istedim.

Coğrafya ve keşif dergisi olarak yayınlanmaya başlayan ve kararlı çizgisini 200 sayıdır  devam ettiren ATLAS dergisinin son sayısıyla birlikte sunulan Ege’de Yürüyüş Atlası ve Osmanlı  Çarşıları Atlası isimli eklerle başlamak istiyorum.

Ege’de Yürüyüş Atlası, Kaz Dağları’ndan Fethiye’ye kadar uzanan coğrafyada 50’den fazla güzergâhı gezginlerin ilgisine sunan kapsamlı bir eser. Tatilin 3G’den 3E’ye eğilim gösterdiği günümüzde, tatilcilerin zamanlarını değerlendirmek için elden düşürülmemeleri gereken bir başvuru kitabı. 
Adatepe köyünü ve Zeus’un Truva Savaşları’nı izlediği Zeus Altarı’nı bir başka gözle gezmek. Ege kıyıları boyunca denizcilere yol gösteren deniz fenerlerinin bize de yol gösterdiğini görmek bir ayrıcalık olsa gerek. Dünyayı yürüyerek gezen Evliya Çelebi’nin ardından adımlarımızı keşfe yönlendirmek isteyenlere tavsiye ederken kentlerimizin de yürüyerek gezilebilmesi için yol gösterici olmasını diliyorum.

Osmanlı  Çarşıları Atlası ise meslek kuruluşlarının  Türk ticaret hayatındaki önemi ve çarşıların günlük yaşamımızdaki yerini tanımak isteyenler için önemli bir kaynak. Osmanlı Döneminde Balkanlardan Bağdat’a ve İskenderiye’ye kadar uzanan coğrafyada 59 Osmanlı çarşısını bir kez daha hatırlamış olduk. Özellikle paket turlarla bu kentlere gitmeden önce mutlaka okunması gereken rehber yayınların arasında. Ülkemizdeki 26 şehirde yer alan çarşılar ise belki o kentte oturanların bile ilgisini ilk defa çekecek ve bir başka bakışı açısı ile değerlendirilecek. Ayrıca haritanın da gerçek bir ticaret yolları haritası olduğunu düşünüyor ve kara yollarımıza kimlik kazandırmayı önerdiğimiz bir önceki yazımıza destek sağladığını görüyorum.

Bu arada, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ertuğrul GÜNAY tarafından gönderilen üç değerli eseri de sizlerle paylaşmak istiyorum.
Kıymet Coşkun’un editörlüğünde hazırlanan 464 sayfalık İstanbul Şairi Nazım Hikmet Hoşgeldin adlı kitap Ara Güler, Lütfi Özkök, Elçin Acun ve Ümit Yaşar Gözüm’ün fotoğrafları ve tanınmış edebiyatçıların Nazım’la ilgili yazı ve şiirlerinden oluşuyor. 

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, kitaba yazdığı önsözde “İstanbul Şairi Nazım Hikmet Hoşgeldin kitabının Nazım’ı değişik yönleriyle tanıtarak bir boşluğu dolduracağını umuyorum,” diyor. Bize göre de Nazım’ı yeterince tanımadan geçirilen dönemlerin ardından tekrar ve yeni tanımak isteyenler için mutlaka okunması gereken bir kitap.
Parmak uçlarında geçen yılların ardından Türk Balesi’nin 60’ncı yılı nedeniyle Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nce Kültür Bakanımız’ın önsözü ile yayınlanan eser de Türk Balesi’nin kuruluşundan bugüne kadar geçen başarı dolu yılları ve bestecilerimizin eserlerini tanıtan bir prestij yayını.

Tanıtmak istediğim son kitap önemli yapıtlar vermiş, medresenin egemenliğindeki düşünce dünyasının dışında görüşler ileri sürmüş bir bilgin olarak nitelendirilen, çoğu kez yazmaya başladığı Cihannüma adlı eseri ile tanıdığımız Kâtib Çelebi’nin 400’ncü ölüm yıldönümü nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca yayınlanmış. 

Kitabı düşünce ve kanaat farklılıklarının insanlık tarihi kadar eski olduğunu; bunun doğal karşılanması gerektiğini ve karşıt düşüncelere hoşgörüyle bakılmasını öğütleyen Katip Çelebi’yi tanımak ve o zamanın bilim dünyasına girmek için, bir başlangıç olarak değerlendiriyorum. (Hürriyet)

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yorum Yazın
*Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan Turizminde Son Nokta sorumlu tutulamaz.
Kategoriler
    Güncel Yazılar