web tasarım programlama web master

 

 

 

TURİZMDE SON NOKTA
ANKARA TİCARET ODASI
ANTOD YÖNETİM KURULU BAŞKANI
BARACUDA TUR CEO
KOREOGRAF
ANKARA
YAZAR
AKADEMİSYEN / GAZİ ÜNİV.
MARMARA FM GNL. MD.
DANIŞMAN
TURİZM YAZARI
GENÇ BAKIŞ
SİTE İÇİ ARAMA
E-POSTA ÜYELİĞİ
VİDEOLAR
Cem Polatoğlu
iletisim@turizmdesonnokta.com
Ne olursan ol yine gel... !

İster fakir ol ister zengin turist. Ne olursan ol yine gel... !


Son günlerde turizmde yetkili olması gerekenlerin ağızlarında şu söz; “Türkiye’ye artık para harcayan turistin gelmesi gerekir, benim denizimden, tabiatımdan faydalanacak ama para bırakmadan gidecek. Biz para harcayan nitelikli turist istiyoruz"


Meali; FAKiR TURiST iSTEMiYORUZ !

Bu lafa inanan gümrük memuru, esnaf ve yurdum insanı, o garibim fakir turiste kötü muamele yapar mı? yapar. Hatta  tepesi atarsa alır sopayı döver mi? döver!...

Ben de öğrenciliğim zamanında fakir turisttim. Her sene sırt çantamı alır 2 ay trenle (interrail) Avrupa'da sokak sokak gezerdim. Şimdi gezerken sevdiğim ülkelere turist yolluyorum. Sevmediğime de yollamıyorum. Duyduğumuz kadarı ile Ali Babacan, Egemen Bağış, Mehmet Şimşek.  Onlar da zamanında birer "fakir" turistlermiş. Şimdi biri Avrupa Birliğinden sorumlu bakan diğeri maliye bakanı ve baş müzarekeci... Hani bunu niye anlatıyorum? Aman beyler dikkat! Bugün hor gördüğümüz o "fakir turist" yarın ülkemiz için belirleyici unsur olabilir...

 

 

Bence; O fakir turistin külüne muhtaç olmadan bu sözlerin sahipleri şimdiden geri adım atsınlar, “Sözlerim yanlış anlaşıldı, çarpıtıldı..” v.s. desinler.

Neden mi? Anlatalım;

Türkiye’ye gelen turist eğer seni, bu memleketin suyunu, havasını, yemeğini severse, ev dönüşü ve sonrası tüm önyargılarını bırakır ve senin daimi elçin, destekcin,pazarlamacın, müşterin olur.  


İngiltere’de satılan her 3 buzdolabından biri Türk malı? Neden mi?


Almanya’da en çok içilen yabancı menşeli içme suyu Türk. Neden mi?


İspanya’nın burnunun dibi Arap. Ama satılan halının %90’ı Türk. Neden mi?


Güllüoğlu’nu, Mado’yu, ETi’yi Türkiye'de tatmayan memleketinde bunları alır mıydı?


T-Shirt’ünü giymese, beyaz eşyasını, birasını, otelini denemese BEKO Rusya’da satış rekoru kırar, EFES PiLSEN 45 ülkeye ihracat, yurtdışında 8 fabrika açabilir miydi?

Türkiye’de o muhteşem kaliteli binalarda, otellerde konaklayanlar kendi memleketlerinde Türk inşaatçısına iş verir miydi?

Tekstili, Otomotivi bir kenara bıraktık, tek başına Ülker 130, Paşabahçe 110, Vestel 100 ülkeye varan ihracat yapabilir miydi? Yelpaze bu kadar genişler miydi?

Artık Avrupa’dan gelen en fakir “turist”in bile evinde Türk Televizyonu, Türk bardağı, üstünde Türk t-shirt’ü, cebinde “albeni” si var.

Bunlar işin “maddi yönü” Bir de şu istatistiğe göz atalım;

Türkiye’ye gelen Avrupalı turistin %93’ü Türkiye’nin Avrupa birliğine girmesini destekliyor. Türkiye’ye gelmeyenlerin ise %37’si. Başka bir tabirle, milyarlarca dolara yaptıramayacağın lobi, ödeyemeyeceğin reklam, satın alamayacağın oy, ulaşamayacağın siyasi yaptırım işte o burun bükülen “fakir turist” tarafından yapıldı, yapılıyor, yapılacak. Çünkü o “fakir turist” beş yıldız otel turisti gibi “fanus içerisinde” değil, halkın içerisinde yaşıyor, bizi, insanımızı daha iyi tanıyor. O fakir turist “genç” ülkesinin geleceğinde rol alıyor.


Biz o fakir turisti seviyoruz, o fakir turist de biziTürkiye’yi sevdi mi tam seviyor...
Sözümüzü Mevlana'nın o güzel sözüne bir eklemeyle bitirelim;


İster fakir ol ister zengin turist. Gel... Ne olursan ol yine gel...


Sevgilerimle


 

Okunma Sayısı: 2096
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yorum Yaz
Ad Soyad
E-posta
Yorum

 

 

 

Şehr-i Türkiye | Spa & Wellnes | Golf Turizmi | Kalkınma Ofisi | Turizm Rehberi | Künye | İletişim
© Copyright - Her hakkı turizmdesonnokta.com’a aittir.
Tasarım&Yazılım: Grafiker