web tasarım programlama web master

 

 

 

TURİZMDE SON NOKTA
ANKARA TİCARET ODASI
ANTOD YÖNETİM KURULU BAŞKANI
BARACUDA TUR CEO
KOREOGRAF
ANKARA
YAZAR
AKADEMİSYEN / GAZİ ÜNİV.
MARMARA FM GNL. MD.
DANIŞMAN
TURİZM YAZARI
GENÇ BAKIŞ
SİTE İÇİ ARAMA
E-POSTA ÜYELİĞİ
VİDEOLAR
Ali İnandım
iletisim@turizmdesonnokta.com
Neşet Ertaş'ın Ankaralı Bağlaması

Eskiden "Oldum" demekle usta olunmuyordu. Önce o işin ustaları kabullenecekti yeteneğinizi. Ankara, bu ustalarla doluydu; özellikle bağlama yapımıyla ünlü olmakla beraber pek çok çalgıyı yapabilen ustalarla. Ulus Meydanı'ndaki Taşhan'dan başlayarak Bentderesi, Çıkrıkçılar Yokuşu, Samanpazarı, Ulucanlar Caddesi ve Hamamönü'ne doğru yayılmışlardı. Keramet, Ankara'nın dutunda mı, cevizinde mi yoksa ustalarında mıydı acaba? Bağlamayı konuşturan söz ustaları, aradığı sesi bu sokaklarda buluyordu.

Tatsız haber

Bir süredir, bu yanı pek öne çıkmayan Ankara'nın, çalgı yapan ustalarına ve Hamamönü'ndeki düzenlemelerden sonra dağılışlarına değinmek istiyordum. Mahsuni, Neşet Ertaş, Arif Sağ, Musa Eroğlu gibi ustaların, Ankara bağlamasındaki ısrarlarına. Kitaplar, makaleler arasında gezinirken tatsız haber geldi.

Değdiği gönüllerin telini titretmeden, burun direğini sızlatmadan geçmeyen, eğlencelisi de sanki ortak marşımıza dönmüş türkülerin babası Neşet Ertaş, aramızdan ayrılmıştı. Hastalığını lütfen gören basın, vefatından sonra yeri göğü Neşet Ertaş'la kapladı. Kendi kültürüyle kendi sanatını ya da düşüncelerini üreten, herkese seslenebilen aydınlar, yaşarken sevilmez bizim memlekette. Ölünce de unutulmaya terk edilir. Ancak milletin bağrından hiçbir zaman silinemez, unutulmazlar.

Hoş anılarla yolcu etsek

Rahatsız olduğu günlerde, 'Sazadair' isimli bir internet sitesinde, Özay Önal'ın, 'Ankira'nın Ustaları' makalesini okumuştum. Ankara'nın bağlama yapımında meşhur ustaları, geçmişin kokusunu taşıyan keyifli anılarla süslenerek anlatılmıştı. İki tanesi Neşet Ertaş'lıydı. Ankara'dan da bu anılarla yolcu etsek diye düşündüm Ankaralılar olarak.

"Gelelim Halil ve Yusuf Yeniay kardeşlere. Küçük kardeş Yusuf Usta, Türkiye'nin en tanınmış ve efsaneleşmiş ustasıdır desek yanlış olmaz. Usta'nın atölyesi her akşam bir muhabbete sahne olurdu. Değerli bağlama yapımcılarından İsmail Görer'in naklettiği bir anı şöyledir:

Bir akşam Yusuf'un atölyesine gittim. Duvarda, kendisinin Neşet Ertaş'a yaptığı bir saz asılı idi. Yusuf, bana sazı işaret etti. Saza baktığımda teknenin sapa yakın kısmında, göğüs ile teknenin birleştiği köşede birtakım diş izleri gördüm. Yusuf söylenerek, Neşet Ertaş'ın sazı çok beğendiğini ve çalarken zevke gelip, ısırdığını söyledi."

Gonüm çekmedi
Bir diğeri de şöyle:

"Neşet Ertaş'ın, özellikle Yusuf Usta'ya saz yaptırmasının sebebi uzun ve geniş tınlayan, 'düz göğüslü' bir saz aramasıdır. Ertaş, sadece Yusuf Usta'ya değil, ağabeyi Halil Usta'ya da düz göğüslü sazlar yaptırmıştır. Ertaş, Halil Usta'ya bir saz yaptırır fakat henüz haftası dolmadan sazı, telleri sökülmüş bir biçimde geri getirir. Halil Usta, saza bakar ve sazın göğsünün dümdüz olduğunu görür. Ertaş, sazın göğsüne ütü basmak suretiyle göğsünü iyice düzlemiştir. Ertaş, şöyle der; Usta, benim bunu gonüm çekmedi."

Bizim gonümüz de senin gitmeni çekmedi Neşet Ertaş. Nur içinde yat, bozlakların, sonsuza kadar dillerden düşmesin.

 

 

Okunma Sayısı: 3839
Yorum Yaz
Ad Soyad
E-posta
Yorum

 

 

 

Şehr-i Türkiye | Spa & Wellnes | Golf Turizmi | Kalkınma Ofisi | Turizm Rehberi | Künye | İletişim
© Copyright - Her hakkı turizmdesonnokta.com’a aittir.
Tasarım&Yazılım: Grafiker