web tasarım programlama web master

 

 

 

TURİZMDE SON NOKTA
ANKARA TİCARET ODASI
ANTOD YÖNETİM KURULU BAŞKANI
BARACUDA TUR CEO
KOREOGRAF
ANKARA
YAZAR
AKADEMİSYEN / GAZİ ÜNİV.
MARMARA FM GNL. MD.
DANIŞMAN
TURİZM YAZARI
GENÇ BAKIŞ
SİTE İÇİ ARAMA
E-POSTA ÜYELİĞİ
VİDEOLAR
GENEL TANITIM
GÜNEŞİN DOĞDUĞU ŞEHİR... VAN

TURİZMDE SON NOKTA - Derya Duysak

Gün ağarması gecenin sıkıcı karanlığından kopan herkesi sevindirir, batışıysa ileride çevreye aydınlık saçan bir gün beklendiğini müjdeler.Kısa süreli yaşamımız da böyledir. Gün ağarır, alacakaranlığın hemen ardından gece bastırır. Zaman kesiminde Tanrı’ca kararlaştırılan günlerimiz dolunca yaşam güneşinin batışına tanık oluruz.

Bu  ay  bu  güzel  hisleri fazlasıyla  hissedebildiğimiz Güneşin Doğduğu şehir VAN’dayız.  Urartu Medeniyetinin Başkentinde.

Ülkemiz birçok farklı tarihi ve kültürel değerlerin bir arada bulunabildiği ender ülkelerden biridir. Tarih boyunca pek çok medeniyet bu topraklarda uyum içinde yaşamış ve günümüze zengin ve renkli bir miras bırakmıştır. Ülkemizin sahip olduğu tarihsel ve arkeolojik zenginlikler şüphesiz ki, diğer dinler açısından da son derece önem arz etmekte.

Van ve çevresinin coğrafya ve savunma bakımından önemli bir konumu olduğu için çok eski dönemlerden beri yerleşim alanı olmuş, birçok uygarlığın izlerini üzerinde barındırmıştır. Şehir,  kültür varlıkları, doğal güzellikleri, yöresel gelenekleri, ulaşım imkânları ve dört mevsim farklı güzellikler yaşatan iklimiyle önemli turizm merkezlerinden. 

En eski Türkmen yerleşim alanlarından olan şehir değişik zamanlarda çeşitli etnik grupları barındırmış. Ayrıca bir sınır kenti olduğundan komşu ülke kültürlerinden de etkilenmiş olması Van’da oldukça renkli bir kültürel birikimin doğmasına neden olmuş.

Alansal genişlik bakamından Türkiye'nin en büyüğü olan Van Denizi, dünyadaki kapalı göller içerisinde 15. sırada yer alır. Van Denizi Marmara Denizi’nin 3’te 1’I büyüklüğündedir. Buna karşılık derinliğinin fazla olması yüzünden 607 km3'lük toplam su hacmiyle Hazar Denizi, Aral ve Issık Kul Göllerinden sonra kapalı göller içinde 4. sırada gelir. Sularının tuz içeriğinde sodanın görece fazla olmasından hareketle sodalı olarak değerlendirilen Van Denizi. Aynı zamanda dünyanın en büyük sodalı gölüdür.

Van ilinin adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemekte. İlde adı bilinen en eski yerleşme, uzun yıllar Urartuların başkenti olan Tuşpa. Yörenin en eski adı yine Urartular döneminden kalma. Van ve Van Gölü çevresinde ele geçirilen tarihi ve arkeolojik bulgular, bölgenin Anadolu'nun en eski uygarlık merkezlerinden biri olduğunu, dolayısıyla da o günün şartlarında nispeten yoğun nüfuslu yöreler arasında sayılabileceğini göstermekte.

Bölgede yer alan çok sayıda tarihi kalıntılar, yerleşme ve nüfus yoğunluğu hakkında bir dereceye kadar fikir verse de, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine gelinceye kadar geçen süre içindeki nüfus gelişimi hakkında yeteri kadar sağlıklı bilgiye sahip değiliz. 

Van Kalesi Höyüğü’ndeki arkeolojik çalışmalar kent geçmişinin M.Ö. 3000’lere, Eski Tunç Çağı’na kadar gittiğini göstermekte. M.Ö. 7. yüzyılda II. Rusa döneminde Urartu idare merkezi Rusahinili (Toprakkale) yapılmışsa da Urartu kralları “Tuşpa’nın Efendisi” unvanını gurur duyarak kullanmışlar. Kentte Hurriler, Urartular, Medler, Persler, Parthlar, Bizanslılar, Sasaniler, Selçuklular, Karakoyunlu ve Akkoyunlu Türkmenleri, Safeviler ve Osmanlıların izleri görülmekte. 1923 yılında il olan Van şehri gelişerek çağdaş bir kent olma özelliğine sahip olmuş. Van, doğusunda İran Devlet sınırı,  batısında Van Gölü ile Ağrı’nın Patnos; Bitlis’in Adilcevaz, Tatvan ve Hizan ilçeleri, güneyde Siirt ve Hakkâri ile çevrili. Yüksek ve anzali bir arazi yapısına sahip olan Van Gölü çevresinde yerleşme ve nüfus, genellikle daha ılıman iklim koşulları ve nispeten verimli tarım topraklarının bulunduğu alanlarla kıyı ovaları üzerinde toplanmış.

Müzeler ve Ören yerleri
• Van Müzesi
• Kızlar Mağarası
• Tuşpa (Van)
• Toprakkale
• Altıntepe
• Sardurihinili/Sardurhinili (Çavuştepe)
• Giyimli (Hırkanis)
• Aşağı ve Yukarı Anzaf Kaleleri
• Yoncatepe Kalesi ve Nekropolü
• Ernis-Evditepe Erken Demir Çağı Mezarlığı
• Karagündüz Höyüğü
• Van’da Urartu Sulama Tesisleri
• Kehrizler
• Gevaş 
 
Diğer Tarihi Yapılar

• Van Gölü ve Akdamar Adası
• Kaleler
• Cami - Medrese ve Kümbetler
• Kiliseler
• Köprü ve Hamamlar
• Van Evleri 

TURİZM AKTİVİTELERİ

• Kültür Turizmi
• Dağ ve Doğa Yürüyüşü
• Kamp ve Karavan Turizm
• Sportif Olta Balıkçılığı
• Kuş Gözetleme
• Yaban Hayatı
• Korunan Alanlar (Milli Parkalar ve Tabiat Parkları )
• Mesire Yerleri
• Sportif Etkinlikler

ARKEOLOJİK TURİZM

Kaleler; Van Kalesi - Çavuştepe Kalesi - Hoşap Kalesi - Ayanis Kalesi - Anzaf Kalesi
Hişet Kalesi - Zernek Kalesi - Yoncatepe Kalesi - Çavuştepe Kalesi
Nekropoller;  Altıntepe Nekropolü - Yoncatepe Nekropolü - Kalecik Nekropolü
Höyükler; Tilkitepe Höyüğü - Karagündüz Höyüğü - Dilkaya Höyüğü
Açık Hava Mabetleri; Meher Kapı - Yeşilalıç (Pagan) Kaya Nişi - Analı Kız Açık Hava Mabedi

Diğerleri;  Alniuni Kenti ve Taş Atölyesi - Balaban Demir Ergitme Merkezi - Yeşilalıç (Pagan) 
 
EKO TURİZMİ

Yaylalar; Geniş( Keşiş ) Gölü  - Gürpınar -Yalınca - Gürpınar – Norduz
Kamp-Karavan;  Gevaş Kızılay Gençlik Kampı -Akdamar Restorant Kampı

KIŞ TURİZMİ

Kayak Merkezleri;  Gürpınar Kurubaş Tepesi  - Gevaş Abalı Köyü

ENDEMİK TURİZM

Erçek Yöresi - Norduz Yöresi  - Gevaş Artos Dağları - Başkale Karasu Vadisi  - Erciş Zilan Deresi  - Erek Dağı Ve Geniş Gölü Yaylası Gibi

AV TURİZMİ

Mermit, Köprüler Köyü Kuş Avcılığı ( Bıldırcın ve Ördek )  -Erek ve Artos Dağları ( Tilki Ve Keklik )  - Çarpanak Adasında ( Tavşan )

DAĞCILIK TURİZMİ

Tırmanış Artos Dağı,  Süphan Dağı, Erek Dağı - Nemrut Dağı

SUALTI DALIŞLARI TURİZMİ

Aşağıdaki alanlar sualtı dalışları yapılmaya müsait. Edremit Jandarma Sahil Güvenlik ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde ekipler mevcut.Akdamar  - Adır - Reşadiye

SU SPORLARI TURİZMİ

Su Kayağı; Edremit -  Gevaş - Merkez Çarpanak açıkları bu spor için müsait.
Olta Balıkçılığı Aşağıdaki alanlar bu sporu yapmaya müsait.
Zernek Barajı - Sarı Memet Barajı - Koç Barajı  - Karasu Çayı - Bend-i Mahi Çayı
Mermit Suyu

RAFTİNG TURİZMİ

Bahçesaray İlçesi potansiyel olarak müsaittir. 

SAĞLIK TURİZMİ

Erciş Doğancı Kaplıcası ( Erciş Merkez 30 Km.) - Çatak Şeyh Cürüh Kaplıcası ( Çatak Merkez 0 Km.) - Başkale Kelegom Kaplıcası ( Başkale Merkez 20 Km.) -Başkale Dereiçi Kaplıcası ( Başkale Merkez 47 Km.)

KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ TURİZMİ

Erçek gölü ( Flamingolar )- Karasu Deltası (Flamingolar) - Çarpanak ve Adır Adaları ( Martı )

Diğer bölgeler: Balıkçıl - Kaşıkçı - Aladoğan - Ur Kekliği  Toy - Telli Turna  İshak Kuşu  Karaalılı Örümcek Kuşu  Kırmızı Gagalı Dağ Kargası - Yaban Kartalı - Suna - Dik Kuyruklu Ördek - Yaz Ördeği v.s. 

Kuş Cennetindeki Kuş Türleri; Van Denizi havzası ve Erçek Gölü ile çevresinde 220 kuş türünün bulunduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır. Uzmanlara göre bu rakamın eksiği değil daha fazlası da aynı havzada mevcuttur. Mevcut kuş türleri arasında Kılıçgaga, Büyük Cılbıt, Kara Boyunlu, Batağan, Angıt, Flamingo, Yaz Ördeği, Ak Kanatlı Sumru ve Van Gölü Martısı gibi türlerin bulunması Van Kuş Cenneti benzerleri arasından sıyrılmasına ve önemli bir konuma sahip olmasına neden olmakta.
Kuş Cennetine gitmenin birçok yolu var, hele ki Van gibi ulaşım imkanlarının son derece gelişmiş olduğumuz bir ilde birçok araçla Kuş Cennetine ulaşabilirsiniz. Van şehrine hava, kara ve tren yoluyla ulaşım imkanlarına sahiptir. Van merkezden Kuş Cennetini oluşturan, Erciş Çelebibağ Deltasına, Karasu Deltasına, Erçek Gölü havzasına ve Bend-i Mahi Deltasına, minibüslerle ulaşabilir veya ilgili levhaları takip ederek, özel aracınızla söz konusu destinasyonlara ulaşabilirsiniz

Kıyı Turizmi ; Van Gölü nedeniyle potansiyel olarak kıyı turizmi imkanı mevcut olmakla birlikte şimdilik  Ayanıs, Amik, Mollakasım, Çitören ve kısmi olarak ta Güzelkonak sahilleri kıyı turizmi amaçlı doğal haliyle kullanılmakta.

Kültür Turizmi ; İpek Yolu Turizmi İlin tarihi ipek yolu güzergahı içerisinde. Ancak bu özelliği henüz turizme kazandırılmamış.

İnanç Turizmi;  İnsanların devamlı ikamet ettikleri, çalıştıkları ve her zamanki olağan ihtiyaçlarını karşıladıkları yerlerin dışına, dini inançlarını gerçekleştirmek inanç çekim merkezlerini görmek amacıyla yaptıkları turistik amaçlı gezilerin turizm olgusu içerisinde değerlendirilmesi İnanç Turizmi olarak tanımlanabilmekte.  Kutsal yerler yüz binlerce kişiye ev sahipliği yapmış ve kitlesel bir hareket olarak kendisini göstermiştir. Temelini dini inançların tatmininden alan inanç turizmi; dünya barışının ve kültürlerarası iletişimin gelişmesinde de önemli rol oynamakta. Aynı dine mensup fakat dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan insanlar, dinlerinin kutsal mekanlarında bir araya gelerek dini inançlarını paylaşmanın yanı sıra birbirleriyle ve aynı dine mensup olsun veya olmasın yerel halka sosyal ve kültürel anlamda bir etkileşim içerisine giriyor. Bu noktada inanç turizmi; farklılıkların ve çeşitliliklerin ortaya çıkmasına ve bunlara dinsel hoşgörü, saygı, sevgi ve anlayışla bakılmasına katkı sağlayan evrensel bir kurum niteliğine sahiptir.

İslam ve Hıristiyan inancına ait medeniyetlere ev sahipliği yapan il, inanç turizmi potansiyeli açısından önemli bir merkez konumunda. Üzerinde barındırdığı; Hüsrevpaşa Camii, Akdamar Kilisesi, Kaya Çelebi Camii, Çarpanak Kilisesi gibi önemli eserler ziyaretçilerini  ağırlıyor. 

Hüsrev Paşa Külliyesi;  Eski Van Şehri’nde yer alan ve cami, medrese, han, hamam, sıbyan mektebi, türbe, misafirhane ve imaretten oluşan külliyenin çekirdeğini, Hüsrev Paşa Camii oluşturmakta. Mimar Sinan’ın eseri olan Cami, Van Beylerbeyi Köse Hüsrev Paşa tarafından 567 tarihinde yaptırılmış. Yaklaşık kare planlı olan harim mekanının üzeri tromp geçişli bir kubbe ile örtülü. Beş gözlü son cemaat yeri yıkılmış. Kuzeybatıda minare yer almakta. 2 m yüksekliğe kadar duvarları kaplayan çinilerin Rus işgali sırasında sökülerek Leningrad Müzesi’ne götürüldüğü söylenmekte. Dışa taşıntılı mihrap, kalker taşından yapılmıştır. Dış cephedeki renkli taş işçiliği dikkat çekici. 

Akdamar Kilisesi ; Şehir merkezine yaklaşık 50 km uzaklıktaki Gevaş İskelesi’nden kalkan teknelerle yapılan 20 dakikalık zevkli bir motor yolculuğundan sonra adaya ulaşılmakta.  Adaya yaklaştıkça sivri külahlı kilise dikkat çekiyor. Üzerinde badem ağaçları bulunan ada eşsiz bir güzelliğe sahip. Özellikle bahar aylarında, adanın karşısında yer alan üzeri karla kaplı Artos Dağı’yla etkileyici bir görünüm oluşmakta . Adaya vardığınızda mutlaka yükseklere tırmanın, doğanın sunduğu müthiş güzellikler sizi farklı duygulara sürükleyecek. Akdamar Kilisesi 95-92 yılları arasında Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından, Mimar Keşiş Manuel’e yaptırılmış. Kilisenin güneybatısındaki şapel 296 tarihinde, doğusundaki şapel XIII.y.y.’da, batısındaki Jamatoun 763 tarihinde, güneyindeki Çan Kulesi ise yüzyıl sonlarında ilave edilmiş. Kuzeyindeki şapelin tarihi ise bilinmemekte. Haç planlı Kilise, mimarisi kadar dış cephesini saran bitki ve hayvan motifli kabartmalarla da göze çarpmakta. Kabartmaları yapan ustalar İncil ve Tevrat’tan sahnelerle günlük olayları anlatmışlar.

Çarpanak Kilisesi ; Van’ın merkezine yakın Dibekdüzü köyü burnunun açığındaki adaya Van iskelesinden veya köyün iskelesinden ulaşılıyor. Adanın kuzey yönünde kurulmuş olan Ctouts Manastır Kilisesi St. Jean’a adanmış. Batısında Jamatoun ve kuzeydoğusundaki şapel, kompleksi tamamlamakta. Manastır topluluğunun tarihi IX. yüzyıla kadar uzanıyor. Manastır gezisinden sonra adanın güzel kumsallı plajında güneşlenmek ve göle girmek ise bu gezinin küçük bir ödülü olmakta. 

Adır Kilisesi ; Adaya ulaşım, şehir merkezine 40 km. uzaklıkta bulunan Yaylıyaka Köyü ile Erciş ilçesinden teknelerle sağlanmakta. XI. y.y.’da yapılan ve önemli bir kitap yazma merkezi olarak ün kazanan manastır; Saint Georges Kilisesi, Saint Sion Şapeli, papaz okulu ve keşiş hücreleri gibi bölümlerden oluşmuştur. 766’da ise yapıya Jamatoun eklenmiş.

Kaya Çelebi Camii ; Osmanlı devrinin önemli yapılarından biri olan ve Eski Van’ın günümüzde kullanılan tek mimari eseri olan caminin yapımına Kaya Çelebizade Koçi Bey tarafından 660 tarihinde başlanmış, ancak Koçi Bey'in idam edilmesi üzerine 663 yılında Cem Dedemoğlu Mehmet Bey camiyi tamamlatmış. Plan ve mimari bakımından Hüsrev Paşa Camii örnek alınarak yapılan cami, kare planlı üzeri tromp geçişli bir kubbe ile örtülü. Kuzeyde beş gözlü son cemaat yeri ve kuzeybatıda dışa taşıntı yapan bir minare ile küçük bir avlu yapıyı tamamlamakta.  Caminin yapımında renkli taş kullanılmış

Yedi Kilise ; Erek Dağı’nın batısına kurulan ve Yedi Kilise adıyla anılan Varakvank Manastırı, Van’ın 9 km. güneydoğusunda, Yukarı Bakraçlı Köyü’nde bulunmakta. Değişik zamanlarda yapılan kiliseler ile keşiş hücreleri, sosyal tesisler ve birçok ek yapıdan oluşuyor. Aslında anıldığı gibi yedi adet kilise olmayıp iki grup halinde beş kilise, kiliseye eklenen bir Jamatun, bir kütüphane ve bir çan kulesi bulunmakta. Kutsal içeriğinin yanı sıra, I. Dünya Savaşı öncesi siyasi etkinlikleriyle de ün yapan manastırın büyük bir bölümü günümüze ulaşmamış.

St.Bartholomeus Kilisesi ; Başkale ilçesine bağlı Albayrak köyünde bulunmakta. Mimari ve süsleme özelliklerine göre, kilisenin 3- yüzyıllarda yapıldığı sanılmakta. Yapı daha sonra kapsamlı onarımlar geçirmiş. Günümüze ulaşan şekil 7- yüzyıllardan kalma. Batı cephenin ortasında anıtsal bir giriş yer almakta. Yapının tamamında düzgün kesme taş malzeme kullanılmış. Kiliseyle jamaton kısmının bütün olarak ele alınması yanında, batı cephedeki portalde yer alan figürlü plastik, yapının önemli yanlarını oluşturmakta.

Gevaş Halime Hatun Kümbeti ; Gevaş ilçesindeki Selçuklu Mezarlığı'nın doğu tarafında bulunmakta. Giriş kapısı üzerindeki kitabesine göre Melik İzzeddin tarafından 555 tarihinde, kızı Halime Hatun için yaptırılmış. Ustası Ahlatlı Pehlivan oğlu Esed'dir. Köşeleri pahlanmış kare kaide üzerine onikigen gövdeli olarak yapılmış. Üstten piramidal bir külahla örtülmüş kümbet, düzgün kesme taş malzeme ile inşa edilmiş. İki katlı inşa edilmiş kümbetin cenazeliği kare planlı olup, doğudaki kapısına merdivenle inilmekte.

İzzettin Şir Camii ; Cami, Gevaş'ın Hişet Mahallesi’nde bulunmakta. Üzerinde inşasına ilişkin herhangi bir kitabe bulunmamasına rağmen, Van ve Hakkari Hakimi İzzettin Şir tarafından yaptırıldığı kabul edilmekte. Genel olarak XIV-XV yüzyıllara tarihlendirilmekte. Yapı, kare planlı bir cami ile bunun kuzey duvarına bitişik medreseden oluşmakta. Cami, mihrab önü kubbeli ve iki sahınlı.  Yapıda düzgün kesme taş malzeme kullanılmış. Batı cephenin ortasındaki minare, günümüzde eklenmiş.

Erciş Zortul Kümbeti; Erciş'in Zortul Köyü yakınlarında yer almakta. XV. yüzyıl başlarında Karakoyunlular'dan önemli bir şahsiyet için inşa edildiği tahmin edilmekte. İki katlı kümbetin kare kaidesi ve bunun üzerinde onikigen gövdesi mecut. Üzeri piramidal bir külahla örtülmüş. Kümbet, üzerindeki figürlü bezemeleri ile dikkat çekmekte. Kümbet üzerinde, çift başlı kartal, aslan ve kuş figürleri yer alıyor.

Akdamar Adası: Van'ın Gevaş ilçesi sınırları içerisinde yer alan adada Vaspuragan Krallığından kalma bir kilise bulunur. Yüzölçümü 70,000 metrekare olan adanın toplam kıyı uzunluğu 3 kilometreyi bulmaktadır. En yüksek noktası deniz seviyesinden 1912 metre yüksekte bulunan adanın batı uçları, yüksekliği 80 metreye ulaşan dik kayalıklarla çevrilidir.

Kuş Adası: Kuş Adası ya da Arter Adası Van Gölü içinde bulunan 4 adadan en küçüğü ve en az bilinenidir. Van Gölü'nün en büyük adası Akdamar'ın 4 kilometre batısında yer alır. Geçmiş dönemlerde bu adaya ulaşım yapılmazken bölgede gelişen turizm nedeniyle devreye giren özel kiralık botlar sayesinde adaya ulaşım her zaman mümkündür.

Van Denizi sahip olduğu tarihi birikim ile de Türkiyemiz ve bölge tarihi için de önemli değere sahiptir. Özellikle Denizdeki dört adada mevcut bulunan Vaspuragan Krallığından kalma tarihi eserler, önemli turistik değere sahiptir.

Lim Manastırı: Adır adasında bulunmaktadır. Manastırı St. George kilisesi, St. Sion Şapeli, jamaton ve diğer yapılardan meydana gelmektedir. Günümüze ancak Şapel ile Jamagon ulaşabilmiştir.

Saint Jean Manastırı: Çarpanak adasında bulunmaktadır. Hıristiyanlarca kutsal sayılan ve yapımı 9. 10. Yüzyıllara dayanan Saint Jean manastırına Ktouts Manastırı da denilmektedir. Günümüze yapının sadece kilise bölümü ulaşmıştır.

Kuş Adası Manastırı: Adada bugün adı bilinmemekle beraber sadece bazı kalıntıları görülebilen bir manastır vardır. Manastırın ilk olarak 1305 yılında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Şapel ve diğer ekler adaya ilerleyen dönemlerde 1766'da eklenmiştir.
Van denizi yalnızca tabiatı ve tarihi-kültürel özellikleri ile değil, efsaneleri ile de dilden dile anlatılmaktadır. “Ah Tamara” efsanesi ve “CanoVan” Türkiye’ye hatta yurtdışına mal olmuştur. Kısaca bu iki efsaneden bahsetmek gerekirse:

CanoVan: Yöre halkınca Van Denizi Canavarı (CANOVAN) diye isimlendirilen ve yalnızca göl içinde yaşadığı ileri sürülen yabani bir yaratık olduğu düşünülmektedir. İlk 1993 yılında kendisinden söz ettiren CANOVAN’ın varlığı günümüze kadar devam etmiştir. Bir zamanlar ulusal medya ve gazetecilerin yoğun ilgisini çeken bu sevimli yaratığın 15 metre uzunluğunda, sırtında sivri çıkıntıları olan bir varlıktır. Zamanla bu varlığı gördüğünü iddia edenlerin sayısı artınca olay medyaya da yansımış ve bunun üzerine bölgeye bir bilimsel araştırma ekibi göndermiştir. Ekip, araştırmalarında CANOVAN’a rastlamadıklarını söylemiş olsalar da sevimli canavarımızı bugün dahi gördüğünü söyleyen çok sayıda insan bulunmaktadır. Özellikle İnköy’ü ile Reşadiye mıntıkası arasında rastlanılan ve zararsızlığından dolayı halk arasında CANOVAN ismi verilen bu canavar anısına Gevaş ilçe merkezinde yaklaşık 4 metre yüksekliğinde bir heykel dikilmiştir.

Ah Tamara: Van yöresinde anlatılan efsaneye göre, Van’da yaşayan bir keşişin dünyalar güzeli bir kızı varmış. Bütün Vanlı delikanlılar Tamara adındaki bu kıza hayranken, onun gönlü bir Türk gencindeymiş. İki sevgilinin gizli gizli buluştuğunu öğrenen keşiş, kızını bu sevdadan vazgeçirmek için çareyi onunla beraber Göl’ün en büyük adasına yerleşmekte bulmuş. Ancak gençlerin aşkı buna rağmen devam etmiş. Delikanlı her gece Tamara’nın adadan yaktığı feneri takip edip gölden yüzerek adaya gelir, sevgilisiyle buluşur, gün ışımadan da tekrar yüzerek geri dönermiş.

Bir zaman sonra keşiş durumu fark etmiş. Bir gece kızının bıraktığı işaret fenerinin yerini değiştirmiş. Delikanlı her zaman olduğu gibi yine ışığı takip ederek yüzmeye koyulmuş. Ancak kıyıdaki ışığın yeri sürekli değişiyormuş. Saatlerce yüzen delikanlı, bir türlü ışığı yakalayamamış, kollarındaki derman tükenmiş. Ve sonunda kendisini Van gölünün derinliklerine bıramak zorunda kalmış. Genç delikanlı dalgalar arasında son nefesini verirken, ‘Ah Tamara, ah Tamara’ feryatları, kayalıklardan yankılanarak,Tamara’ya kadar ulaşmış. Bunu duyan Tamara da hiç gözünü kırpmadan kendisini azgın dalgalara bırakmış ve kaybolmuş. Akdamar Adası’nın, işte bu acıklı olaydan sonra, ‘Ah Tamara’ nidasından geldiğine inanılır.

Akdamar Adası, Van’ın tarihi zenginlikleri ile doğal güzelliklerinin buluştuğu nadide köşelerinden biri. Manzarası, her mevsim başka güzel. Kışın beyazlar altında, nazlı bir gelin gibi. Baharda rengarenk badem ağaçlarıyla bir bayram yeri…

Ters Lale; İki semavi dinin birçok kutsal motifini yapraklarında saklıyor, Ters Lale.
Ters Lale birçok din ve kültür için hüznün sembolü kabul edilmiş ve efsaneleştirilmiştir. Bir söylence der ki, Hz. İsa çarmıha gerildiğinde, Hz. Meryem’in mübarek gözyaşlarının toprakla buluşmasının ve toprağın duyduğu üzüntünün bir eseridir, Ters Lale. Başka bir anlatı Ters Lale’nin Hz. Hasan ve Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilişine tutulan yasın simgesi yapar. Kerbela da denir kimi yörelerde zaten. Belki bu nedenledir ki Van ve havalesinde Müslüman mezar taşlarına motifi işlenmiş, mezarlıkların çevresi onla süslenmiş her kaybın erken olduğu hüzne tercüman olmuştur, Ters Lale. Ferhat ile Şirin’in öyküsüne de konuk olur Ters Lale. Şirin’in ölüm haberini alan kara sevdalı Ferhat, elinde tuttuğu baltayı savurarak başını yarar ve akan kanlarından laleler filizlenir. Kader bu ya Ters Lale’den yana hüzünden yansıyan güzellik düşmüştür. Ters Lale adeta insanlığın hüznüne paratoner olmuştur. Hüzünler ve sevgililer onda yaşatılmıştır. İnsanlığa kutsal armağanın yadigarları Hasan ile Hüseyin, Meryem ve biricik oğlu İsa hala onda yaşamaktadırlar.

Etiketler: Van Tanıtım, Van
Okunma Sayısı: 3344

GENEL TANITIM - RESİMLER

Yorum Yaz
Ad Soyad
E-posta
Yorum

 

 

 

Şehr-i Türkiye | Spa & Wellnes | Golf Turizmi | Kalkınma Ofisi | Turizm Rehberi | Künye | İletişim
© Copyright - Her hakkı turizmdesonnokta.com’a aittir.
Tasarım&Yazılım: Grafiker